Borcun tamamen veya kısmen sona erdirilmesi amacıyla taraflar arasında yapılan sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?
İbra, borcun tamamen veya kısmen sona erdirilmesi amacıyla taraflar arasında yapılan sözleşmeye denir. TBK 132’de ibra tanımlanmamış, “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir” denilerek ibranın ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Haksız fiil sorumluluğunda "kusur" ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kimse, sorumluluk ehliyetine de sahip değildir; kusurundan söz edilemez.
Aşağıdakilerden hangisi borçlunun temerrüde düşmesi için gerekli koşullardan biri değildir?
Müeccel yani vadesi gelmemiş borç, borçluyu temerrüde düşürmez.
İmzalanan senette ödenmek üzere belirlenen borç miktarının gecikmesi durumunda kişiden alınacak olan faizin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Bir para borcunun ifasında (iadesinde) gecikme hâlinde işleyen faize ise temerrüt faizi denilmektedir.
Borcu sona erdiren kusursuz ifa imkânsızlığı ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Sözleşmenin kurulmasından sonra ve fakat ifasından önce tarafların sorumlu tutulamayacağı sebeplerle borcu ifa imkânının tamamen ya da kısmen ortadan kalkmasına kusursuz ifa imkânsızlığı denmektedir (TBK 136). İmkânsızlaşma sonradan fakat borcun ifa zamanı gelmeden önce ortaya çıkmış olmalıdır. Bu bakımdan, bu imkânsızlığı sonraki imkânsızlık olarak adlandırabilmekteyiz. Dikkat edilmelidir ki burada borç, kural olarak doğumundan sonra imkânsızlaşmaktadır ve anımsanmalıdır ki başlangıçta (konuda) imkânsızlık, TBK 27 uyarınca kesin hükümsüzlüğe yol açmaktadır. Bütün bunlar demek oluyor ki ifa imkânsızlığı, geçerlilik kazanmış borçlar için söz konusu olur.
Sözleşme özgürlüğüne ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A’da yer alan ifadede sözleşme özgürlüğünün tarafların hukuki ilişkilerini kendi iradeleriyle belirleyemediği durumları ifade etmek için kullanıldığı ifade edilmektedir. Tam tersi, sözleşme özgürlüğü tarafların hukuki ilişkilerini kendi iradeleriyle belirleyebildiği durumları ifade eder. B’de yer alan “Borç ilişkisinden doğan münferit bir alacak hakkının üçüncü bir kişiye kazandırılmasını ifade eder.” ifadesi alacağın devri ifadesini tanımlamaktadır. C’de yer alan ifadenin aksine sözleşme özgürlüğü kanunun çizdiği sınırlar içinde sözleşmenin içeriğini belirleme özgürlüğüdür. E şıkkında belirtilenin aksine irade özerkliği ilkesinin bir görünüm şeklidir. Ancak, D şıkkında yer alan “Borçlar Hukukunun temel ilkesidir ve sözleşme yapıp yapmama özgürlüğünü ifade eder.” ifadesi sözleşme özgürlüğünün doğru bir tanımıdır.
Yukarıdaki hukuk işlemlerde yer alan özel kayıtların nitelikleri, geçerli olup olmadıkları ve hukuki işleme etkileri sırasıyla aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir?
Hukuksal işlemin hüküm ve sonuçları gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kuşkulu olan bir olaya bağlanmış ise koşula bağlı işlemden söz edilir. Bunu, vadeye bağlı işlemden ayırt etmek gerekmektedir. Hukuksal işlemin hüküm ve sonuçları gelecekte gerçekleşmesi kesin olan bir olaya bağlanmış ise vadeye bağlı işlemden söz edilir. İşlemin hüküm ve sonuç doğurması, gelecekteki kuşkulu bir olaya bağlanmış ise erteleyici koşul söz konusu olur. Hukuksal işlemin doğurmaya başladığı hüküm ve sonuçların ortadan kalkması, diğer bir deyişle işlemin sona ermesi gelecekteki kuşkulu olaya bağlanmışsa bozucu koşul söz konusu olur. Koşul, hukuka ve ahlâka aykırı olmamalıdır. Koşul hukuka ve ahlâka aykırı ise, o hukuksal işlem tümüyle geçersizdir (TBK 176). Koşul imkânsız da olmamalıdır. İmkânsız koşulun hükmü değişiktir. Zira bozucu koşul imkânsız ise koşul, erteleyici koşul imkânsızsa hukuksal işlem kesin hükümsüzdür. Birinci olayda hukuki işlemin hüküm ve sonuçlarının gerçekleşmesi ileride gerçekleşeceği kesin olan bir olaya bağlandığı için bir erteleyici vade söz konusudur. İkinci olayda ise hukuki işlemin sona ermesi ileride gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan bir olaya bağlanmıştır. Ancak bu olay hukuka aykırıdır ve bu nedenle de geçersiz bir bozucu koşul söz konusudur ve bu ilgili hukuki işlemi kesin hükümsüz hale getirecektir. Üçüncü olayda bağışlama sözleşmesinin sona ermesi ileride gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olmayan bir olaya bağlanmıştır ayrıca herhangi bir aykırılık yoktur ve bu nedenle geçerli bir bozucu koşul söz konusudur. Dördüncü olayda imkânsız bir erteleyici koşul söz konusudur ve bu durum ilgili hukuki işlemi kesin hükümsüz yapar. Ancak beşinci olaydaki imkânsız koşul, bozucu nitelikte olduğu için her ne kadar koşul imkânsız olsa da ilgili hukuki işlem geçerlidir.
Müteselsil borçluluk için en az kaç borçlu gerekir?
Müteselsil zincirleme borç ilişkisinin kurulabilmesi için birden fazla borçlu gerekir.
Lokantamı bağişlıyorum. Yalnız her Cuma yoksullara bedava yemek ver’ biçimindeki bir kayıt hangisine örnektir?
Yükleme, ivazsız (karşılıksız) kazandırmalara konan bir kayıttır. Bu durumda yükleme bağışlama ve ölüme bağlı tasarruflara konan bir kayıt niteliğindedir.
Aşağıdakilerden hangisi sebepsiz zenginleşme içerisinde sayılamaz?
Sebepsiz zenginleşmeden söz edebilmek için, her şeyden önce bir tarafın malvarlığında bir zenginleşme (çoğalma) meydana gelmiş olmalıdır. Bu, aktiflerde artış (bir malın veya hakkın malvarlığına katılması) veya pasiflerde eksilme (borçtan kurtarılma) ya da malvarlığından çıkması gereken bir değerin çıkmaması (yapılması gereken masraftan kurtulma) şeklinde de olabilir.
Müteselsil borçlarda, borçlulardan birinin zamanaşımıdan feragati, diğer borçlular için de geçerli sayılmaz.