Borcun ifası halinde makbuz talep edilmesi ile ilgili doğru ifade hangisidir?
Borçlunun makbuz istemine uymaktan kaçınan alacaklı, alacaklının temerrüdüne düşürülebilir.
'Birden çok borçlunun her birinin borcun tamamından sorumlu olduğu, yasaya veya tarafların iradelerine göre ya da niteliği gereği bölümlere ayrılarak ifası mümkün olmayan borca' ne ad verilmektedir?
Borç bölünemez nitelikte ise borcun bu niteliği paylı borçluluğun ortaya çıkmasına engeldir. Bölünemez borç, yasaya veya tarafların iradelerine göre ya da niteliği gereği bölümlere ayrılarak ifası mümkün olmayan borcu ifade eder. Borç bu nitelikte ve borçlu sayısı birden çok ise borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur. Böylelikle borçlulardan her biri ancak tüm borcu ifa etmekle borçtan kurtulabilirler. Doğru cevap A'dır.
Müteselsil borçlulukla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Müteselsil borçluluk, bölünebilir edimin konu edildiği bir ve aynı borçtan dolayı birden fazla borçlunun bulunduğu, alacaklının bu borçlulardan dilediğince seçtiği birinden ya da tümünden birden alacağın tamamen ya da kısmen ifasını isteyebileceği birlikte borçluluk ilişkisidir. Müteselsil borcun kaynağı kanun, taraf iradeleri ya da yargı kararı olabilir.Alacaklı alacağını bir ya da birkaç borçludan tamamen almış ise tüm borçluların alacaklıya karşı borçları sona erer. Kendisinden istemde bulunulan borçlu borcun tümünü ifayla yükümlüdür. Bu nedenle doğru cevap E'dir.
B ve C’nin sırasıyla 1/3 ve 2/3 oranlarında müteselsil olarak borçlu oldukları 900 TL borç zamanaşımına uğramıştır. Ancak alacaklı A’nın talebi doğrultusunda borçlu B, bu borcun 600 TL’sini ödemiştir. İç ilişkide 300 TL borçlu olması nedeniyle fazladan ödediği 300 TL için alacaklıya halef olan B bu miktarı, alacaklı A ise borcun geri kalan kısmı olan 300 TL’yi diğer borçlu C’den dava yoluyla talep etmişlerdir. Bu miktarları ödemek istemeyen C’nin durumu için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Müteselsil borçta her borçlu müteselsil borcun sebep ve konusuna ilişkin ortak savunmaları yapmaya yetkili ve yükümlüdür. Örneğin; borcun doğmadığı çünkü muvazaalı işlem bulunduğu ya da zamanaşımının dolduğu ileri sürülebilir ve hatta sürülmelidir. Zira bu gibi ortak savunma olanağını kullanmayan borçlu, diğer borçluların durumunu ağırlaştırdığı oranda onlara karşı sorumlu olacaktır (TBK 164/II). Olayımızda da borçlu C, alacaklı A’ya karşı zamanaşımı definde bulunmayan borçlu B’nin talebini yerine getirmekten, B’nin Türk Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle zamanaşımını ileri sürerek kaçınabilir. Yine C, alacaklı A’nın talebinden de aynı defi ile kaçınabilecektir. Zira asıl borç zaten zamanaşımına uğramıştır.
Borçlu tarafından edim fiili ile ya da edim sonucunun sağlanması ile kimi zaman da her ikisinin birden gerçekleştirilmesiyle borcun sona erdirilmesine ....denir. Noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Borçlu tarafından edim fiili ile ya da edim sonucunun sağlanması ile kimi zaman da her ikisinin birden gerçekleştirilmesiyle borcun sona erdirilmesine ifa denir.
Bir kimsenin maruz kaldığı haksız fiil neticesinde araya başka bir sebep girmeksizin uğradığı zarar hangi zarar kapsamına girer?
Bir kimsenin maruz kaldığı haksız fiil neticesinde araya başka bir sebep girmeksizin uğradığı zarara doğrudan zarar denir.
Aşağıdakilerden hangisi tek taraşı hukuki işlemler arasında sayılamaz?
Tek taraflı hukuki işlemler, arzu edilen hukuki sonucun gerçekleşebilmesi için tek bir kişinin iradesinin yeterli olduğu işlemlerdir.
İfada bulunmakla alacaklıya halef olabilen üçüncü kişiye hangi bağımlı haklar kendiliğinden geçmiş olur?
Varsa faiz
Rehin hakkı
Ceza koşulu
Borcu borçlu yerine ifa eden üçüncü kişinin borçluya karşı -sözleşmeden veya yasadan kaynaklanan- rücu alacaklısı sıfatı kazanması, tek başına zayıf bir olanak olarak kaldığı için, rücu hakkı, halefiyet adı verilen bir tür güvenceyle güçlendirilmiş olmaktadır. Böylelikle, ifada bulunmakla alacaklıya halef olabilen üçüncü kişiye, alacakla birlikte, varsa faiz, rehin hakkı, ceza koşulu gibi bağımlı haklar da kendiliğinden geçmiş olur. Alacaklı, bunları kanıtlayan tüm bilgi ve belgeleri üçüncü kişiye vermekle yükümlüdür.
Aşağıdakilerden hangisi üçüncü bir kişinin borcunu üstlenebilmenin şartlarından değildir?
Üçüncü kişinin fiilinin üstlenilmesinden söz edebilmek için;Alacaklı ile üçüncü kişinin edimini üstlenen (borçlu) arasında geçerli bir borçilişkisi mevcut olmalı,Bu ilişkide borçlu tarafından alacaklıya karşı üçüncü bir kişinin fiili üstlenilmiş olmalı,Aynı alacaklı ile fiili üstlenilen üçüncü kişi arasında mevcut ya da kurulmasıbeklenen bir borç ilişkisi bulunmalıdır.
Yanlış cevap C seçeneğidir.
Koşula ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Erteleyici koşul imkansız ise koşul değil hukuksal işlem kesin hükümsüzdür. Örneğin yaşanın geri kalanını ayda geçirmesi koşuluyla bağışlama sözü verilmiş ise koşulun gerçekleşmesi mümkün olmadığı için işlem kesin hükümsüz olacaktır.
I. Bölünemez borcun birden fazla alacaklısı varsa borçlu, borcu alacaklıların tümüne birlikte ifa etmekle yükümlüdür.
II. Bankalarda açılan müşterek hesaplar, el birliğiyle alacak ilişkisinin örneğini teşkil eder.
III. Mirasbırakanın bir bankadaki hesabından para ödenmesi istemi, tüm mirasçılardan gelmedikçe banka tarafından yerine getirilemez.
Alacaklı tarafta çokluluk ile ilgili yukarıda verilen önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Sözleşmesel müteselsil alacak eğer sözleşmede borçlu tarafından açık bir irade açıklamasıyla teselsüllü alacak kabul edilmişse ortaya çıkar. Bunun örneği bankalarda açılan müşterek hesaplardır. Diğer önermeler doğru niteliktedir. Doğru cevap D'dir.
Alacaklıların her birinin bir ve aynı alacağın belirli bir payını diğerlerinden bağımsız olarak isteme hakkına sahip olduğu durumlarda hangi tür alacak söz konusu olur?
Alacaklıların her birinin bir ve aynı alacağın belirli bir payını diğerlerinden bağımsız olarak isteme hakkına sahip olduğu durumlarda kısmi alacak söz konusu olur. Bu durumda, borçlu alacaklılardan her birine kendi payını vermek zorundadır.