Sistem yaklaşımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hanisi yanlıştır?
Sistem yaklaşımı, bir biyolog olan Ludwig Von Bertalanffy’nin 1928 yılında öne sürdüğü “Genel Sistem Teorisi”nin yönetim alanına yansımasıdır. Bu teoriye göre, her sistem kendi çevresinden bağımsız şekilde değil, bir bütün içinde alt sistemleriyle ilişkisi de dikkate alınarak incelenmelidir. Sibernetik biliminin kurucusu matematikçi bir bilim adamı olan Norbert Wiener geri besleme, kontrol ve iletişim kavramlarını ekleyerek yaklaşımı geliştirmiştir. Sistem yaklaşımı genel bir kuramdır, sosyal, örgütsel ve hatta biyolojik yapıları ve oluşumları anlayabilmek için genel bir analiz yöntemidir. Chester Barnard, Ludwig Von Bertalanffy, Norbert Wiener alana katkı sağlayan bilim insanlarıdır. James Thompson örgüt ve teknoloji ilişkisi üzerine gerçekleştirdiği çalışmalar ile Durumsallık Yaklaşımına önemli katkılarda bulunmuştur.
I. Ortalama bir işçi tarafından gerçekleştirilecek günlük faaliyetlerin işletme yönetimi tarafından belirlenmesi.
II. İşçilerin işe alınması.
III. Ustabaşılarla işçilerin yakın iş birliği sırasında çıkabilecek çatışmaların ortadan kaldırılması.
Bilimsel yönetim yaklaşımında, bilimsel metotlar yukarıdaki konulardan hangisi veya hangilerine yönelik olarak kullanılmıştır?
I’inci konu, “gerçek bir bilimsel çalışmanın yapılması” ilkesi kapsamındadır. Bu ilkeye göre, mevcut çalışma koşullarında sıradan bir işçi tarafından gerçekleştirilecek günlük faaliyetler, işletme yönetimi tarafından bilimsel çalışmayla ayrıntılı olarak belirlenmelidir. Diğer bir ilke, işçilerin bilimsel yöntemlerle seçilmesi ve sürekli olarak eğitilmesidir. Dolayısıyla, işçilerin işe alınmasında bilimsel metotlar kullanılmalıdır. Son olarak da, ustabaşıların işçilerden keyfi isteklerde bulunmaması ve ustabaşıların isteklerinin akıl ve mantığa (bilimsel metotlara) dayanması, ustabaşılarla işçilerin yakın iş birliği sırasında çıkabilecek çatışmaların ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır. Özetle, bilimsel yönetim yaklaşımında I’inci, II’nci ve III’üncü maddelerde yer alan konuların tümüne yönelik olarak bilimsel metotlar kullanılmıştır.
Aşağıdakilerinden hangisi “Bilimsel Yönetim Yaklaşımının” izleyicilerindendir?
Taylor’un yöntemlerini ilk izleyenler arasında Henry L. Gantt, Frank ve Lillian Gilberth bulunmaktadır. İzleyicileri onun düşüncelerinden yola çıkarak “iş analizi/iş etüdü/iş dizaynı” ve “primli ücret sistemleri” olarak bilinen uygulamaları geliştirmişler ve günümüzde “endüstri mühendisliği” olarak adlandırılan bir mühendislik dalına önemli katkılarda bulunmuşlardır. Henry L. Gantt ‘ de bu akımın izleyicileri arasındadır.
Bir şirketin misyon ve stratejisinin belirlenmesinden sorumlu kişiler kimlerdir?
Yönetim Kurulu, diğer sorumluluklarının yanı sıra şirketin misyon ve stratejisini belirler. Bazı şirketlerde kurul, planlama sürecinde de aktif rol oynar.
Aşağıdakilerden hangisi Fayol’un tanımladığı yönetim fonksiyonlarından biri değildir?
Henri Fayol ve Yönetim Süreci Yaklaşımı
Fayol, yönetim faaliyetinin evrensel olduğunu vurgulayarak “yönetim nedir?” sorusunu yönetimi beş ayrı fonksiyona ayırarak tanımlamıştır. Fayol’un yaptığı bu tanım “yönetim süreci” olarak adlandırılmıştır.
I.Proje
II.Bütçe
III.Politika
IV.Prosedür
V.Program
Yukarıda verilen plan türlerinden hangisi/hangileri işletme organizasyonlarında uygulanan tek kullanımlık planlar arasında yer alır?
İşletme organizasyonlarında plan yapılırken Proje, Program ve Bütçe planları gelecekte tekrarlanma olasılığı oldukça düşük olan planlar tek kullanımlık planlarken Prosedür ve Politika belirli aralıklarla tekrar eden faaliyetler için kullanılan sürekli planlar kapsamında ele alınır.
Frederick W. Taylor’un yaptığı bilimsel yönetim yaklaşımda ne üzerinde durulmaktadır?
Taylor’un bilimsel yönetim yaklaşımında, işçilerin verimliliğinin ve etkinliğinin nasıl artırılabileceği üzerinde durulmaktadır.
Weber’e göre aşağıdakilerden hangisi bürokratik örgütün etkin olmasını sağlayan en önemli nedendir?
Seçeneklerdeki tüm ifadeler, bürokratik örgütün etkin olmasına katkı sağlar. Ancak, bürokrasinin akılcı-yasal örgüt yapısı modelini benimsemesi, etkinliğinin temelinde yatan nedendir. Weber’in bürokrasiyi akılcı-yasal örgüt olarak tanımlamasını şöyle açıklayabiliriz: Bürokrasi, örgütün belirlenmiş hedeflerini yerine getirebilmek için tasarımı iyi yapılmış bir makineye benzer. Bu makinenin her bir parçası, görevini en üst düzeyde başarmaya çalışarak bütüne katkıda bulunur (akılcıdır). Ayrıca, görevlerini yerine getiren örgüt üyeleri otoritelerini yasalar, yönetmelikler, yönergeler ve kurallar doğrultusunda kullanırlar; başka bir ifadeyle örgüt üyelerinin otoriteleri yasaldır.
Ayrı ayrı düşüncelerin ya da öğelerin birleşip bir bütün oluşturmasına ne ad verilir?
Ayrı ayrı düşüncelerin ya da öğelerin birleşip bir bütün oluşturmasına "sentez" adı verilir.
Aşağıdakilerden hangisi örgüt üyelerini örgütte tutabilmek için kullanılan güç türlerinden biri değildir?
Yönetim Süreci Yaklaşımının İzleyicileri
Amitai Etzioni, New York’da bulunan Columbia Üniversitesi’nde çalışan bir sosyologdur. Daha önceleri Kudüs’de konuşlanmış Hebrev Üniversitesi’nde ve California Üniversitesi’nin Berkeley Kampüsü’nde görev yapmıştır. Çalışmalarına, sosyal düzen sorununu ele alarak ve örgütlerin yaşamlarını nasıl sürdürdükleri sorusuna yanıt arayarak başlamıştır.
Örgüt üyelerinin sorumluluk üstlenmeye istekli (rızalı) olmaları durumunda, biçimsel denetim mekanizmasının yükü azalmaktadır. Bu bağlamda Etzioni, örgüt üyelerini örgütte tutabilmek için kullanılan güç türlerini; zorlayıcı ya da fiziksel acı çektirmeye dayanan güç (emre uymadığı için öldürmek gibi), ödüllendirici ya da faydacı güç (yüksek ücret gibi) ve normatif ya da kendini ispatlayıcı güç (sevgi, saygı gibi) olarak sınıflandırmakta ve “kandırıcı ya da anlamlı güç” olarak tanımladığı normatif gücün akılcı yönetimin göstergesi olduğunu ve ekip ruhu için gerekli olduğunu söylemektedir.
Aşağıdaki örgüt modellerinden hangisi Weber’in akılcı-yasal (bürokratik) örgüt modeline oldukça benzer?
Organik örgütlerde görev ve sorumlulukların ayrıntılı olarak belirlendiği iş tanımları ve örgüt şemaları bulunmamaktadır. Feodal örgütte, örgüt üyeleri ile liderler (yöneticiler) arasında pederşahi (baba ne derse o olur) bir ilişki veya gelenekler nedeniyle liderlerine bağlılık söz konusudur. Karizmatik örgütte otoriteyi kullanma biçimi, karizmatik liderin kişisel niteliklerine bağlıdır. Geleneksel örgütlerde otorite ve emirlerin temeli alışkanlık, gelenek ve göreneklerdir. Özetle, bu dört örgüt modeli bürokratik örgüt modeline benzemez. Tom Burns tarafından tanımlanmış olan mekanik örgüt modeli göre, işletme yönetimi tarafından sorumluluklar ve yetkiler, yöneticilerin bizzat üstlendikleri kesin olarak tanımlanmış görevler ve yürüttükleri uzmanlık alanları arasında paylaştırılmaktadır. Kapsamlı bilgi ve koordinasyon sorumluluğu hiyerarşik yapı içinde üst düzey yöneticilere ait olduğundan, belirgin bir hiyerarşik denetim söz konusudur. Astlar ve üstler arasında dikey iletişim ve etkileşim bulunmaktadır. Dolayısıyla, akılcı-yasal örgüt modeline oldukça benzeyen model, mekanik örgüttür.