Sanayi devriminde ilk yönetim çalışmalarının başlamasının nedeni nedir?
Sanayi devriminin en önemli sonuçlarının kırsal alanlardan kentsel alanlara doğru büyük bir göç yaşanması, büyük şehirlerin oluşması ve şehirleş- meyle artan talebe cevap verebilecek büyük iş yerlerinin kurulması olduğu ifade edilebilir. İlk yönetim çalışmalarının başlamasının nedeni, sanayi devrimi ile birlikte üretim ve tüketim ilişkilerinde köklü değişimlerin gerçekleşmesidir.
Bir örgütte çalışanların karşılıklı öğrenmelerini sağlayacak yaklaşımların geliştirilmesi sonucunda elde edilen bilgi birikimi aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
Bir örgütte çalışanların karşılıklı öğrenmelerini sağlayacak yaklaşımların geliştirilmesi sonucunda elde edilen bilgi birikimi örgütsel öğrenmedir.
Bui ve Baruch ekiplerin örgütlerin içerisindeki en temel öğrenme birimleri olduklarını ve ekiplerde öğrenmenin sağlanabilmesi için beş temel önkoşulun karşılanmasının gerekli olduğunu ileri sürmektedirler. Bunlar, ekip bağlılığı, liderlik, amaç belirleme, eğitim ve geliştirme ve örgüt kültürüdür. Denetim bu önkoşulların arasında yer almaz. Doğru cevap B’dir.
I-fabrikalaşma, işçilerin sermayedarlar için üretmeleri,
II-zanaatkârların etkilerini yitirmeleri,
III-köyden kente göç ve köylü sınıfının işçi sınıfına dönüşmesi
IV-Köylülerin kısmen kendileri için üretmesi
Yukarıdakilerden hangisi Endüstri Devrimi ve Ulus Devlet Dönemi özellikleri arasındadır?
fabrikalaşma, işçilerin sermayedarlar için üretmeleri,
II-zanaatkârların etkilerini yitirmeleri,
III-köyden kente göç ve köylü sınıfının işçi sınıfına dönüşmesi
IV- köylü sınıfının işçi sınıfına dönüşmesi
Yukarıdakilerden hangisi Endüstri Devrimi ve Ulus Devlet Dönemi özellikleri arasındadır
Kıyaslama modelinde ortak olan temel uygulama aşamaları;Kıyaslama sürecinin planlanması,Veri elde edilmesi ve analizi,Farklılıkların işletmeye uyarlanması ve uygulanması,Yeni uygulamaların gözden geçirilmesi,Kıyaslama sürecinin işletme özelinde kurumsallaştırılması şeklinde sıralanmaktadır
"Gösterilen bir davranışın sonucunda ödül ya da ceza olmasının, o davranışın tekrarlanıp tekrarlanmayacağını belirlediğini ileri sürmektedir. Önce davranış daha sonrasında uyaran gelmektedir." Verilen bilgiler hangi koşullanma tipiyle ilgilidir?
Edimsel Koşullanma, gösterilen bir davranışın sonucunda ödül ya da ceza olmasının, o davranışın tekrarlanıp tekrarlanmayacağını belirlediğini ileri sürmektedir. Önce davranış daha sonrasında uyaran gelmektedir. Buna göre doğru yanıt D seçeneğidir.
Bilimin günlük yaşamdaki yansıması aşağıdakilerden hangisidir ?
Teknoloji bilimin günlük yaşamdaki yansımasıdır.
Toprak işçilerinin toprak sahipleri için çalıştığı feodal sistem, zanaat işçilerinin ve ustaların sermaye sahipleri için üretim yapmasıyla dönüştüğü sistemin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Toprak işçilerinin toprak sahipleri için çalıştığı feodal sistem, zanaat işçilerinin ve ustaların sermaye sahipleri için üretim yapmasıyla birlikte kapitalist sisteme dönüşmüştür.
Hangisi sosyal bilimlerin özelliklerinden değildir?
Kuramcının dünya görüşünden bağımsızdır.
Toplam Kalite Yönetimine dair aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Günümüzde, bir ürün ve/veya hizmet satabilmek için, önce müşteri grubunun belirlenmesi ve sonra müşterinin beklentilerini karşılayacak mal ve/veya hizmetlerin üretilmesi gerekmektedir. “Kaliteli ürün üretme” düşüncesi üzerine odaklanan bir anlayışa dayanan toplam kalite yönetiminin temelinde “standartlara uygunluk” bulunmaktadır. Toplam kalite yönetimi, yalnızca üretilen mal ve/veya hizmetlerin değil, örgütün kalitesinin artırılmasıdır.
Toplam kalite yönetiminin temel ilkeleri, “müşteri odaklılık, sürekli eğitim, katılımcı yönetim, etkin liderlik, sürekli geliştirme ve iyileştirme (Kaizen)” olarak sıralanmaktadır. Doğru cevap D’dir.
Uygulamada örgütsel öğrenmenin etkili olabilmesi için aşağıdaki sorulardan hangisi/hangileri dikkate alınmalıdır?
Teare (1997), uygulamada örgütsel öğrenmenin etkili olabilmesi için aşağıdaki soruların dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir: Örgütler bulundukları piyasadaki eğilimleri anlayarak tepki verecek şekilde kendilerini nasıl donatabilir? Bunun için gerekli olan süreçler ve yönergeler nelerdir? Örgüt yeni edindiği bilgileri nasıl içselleştirecektir? • Örgüt içsel ve dışsal çevredeki karmaşık unsurları öğrenme ve yaratıcılık için bir örgüt kültürü oluşturulması amacıyla ne şekilde ilişkilendireceklerdir? Çalışanların iş yerinde öğrenme konusunda sorumlu davranmaları nasıl teşvik edilecektir? Örgütsel öğrenme için ne tip bir örgüt yapısı uygundur? Örgütler modern iletişim yöntemlerinden (sanal ofis, internet üzerinden kurulan küresel iletişim ağı ve yerel ağ) yararlanabilmek amacıyla günlük bilgi akışını ne şekilde düzenlemelidir? Örgütlerin öğrenme çabalarının desteklenmesi amacıyla iletişim teknolojilerinden ne şekilde faydalanılmalıdır? Deneyimleme yoluyla öğrenimi sağlamak için ne tip eylemler gereklidir? Öğrenmeyle ilgili işbirlikleri ortak buluş ve araştırma projeleri, çalıştaylar ve kıyaslama (benchmarking) gibi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesini ne şekilde sağlayabilir? Örgütün hâlihazırda ve sıklıkla kullandığı performans ölçüm yöntemleri nelerdir? Çalışanlarla ilgili daha esnek performans ölçütleri mi (bağlılık, iş tatmini, kendini geliştirme gibi) belirlenmelidir? Örgütsel performans ölçümleri örgütsel öğrenme çabasından kaynaklı olumlu gelişmelerle nasıl ilişkilendirilebilir? Doğru cevap E’dir.
Birey düzeyinde öğrenmeyle ilgili ilk ve en çok bilinen kuram, Rus bilim insanı Ivan Pavlov’un geliştirdiği klasik koşullanmadır.
Aşağıdakilerden hangisi yönetim bilimini diğer sosyal bilimlerden ayıran özelliğidir?
Yönetim biliminin gelişimi de sosyal bilimlerin gelişimine paralel olmuştur. Ayrıca yönetim biliminin hukuk, sosyoloji, psikoloji, sosyal psikoloji, antropoloji gibi diğer pek çok bilim dalıyla ilişkisi vardır. Ancak yönetim bilimini diğer bilim dallarından ayıran önemli bir özellik bulunmaktadır. Yönetim bilimini tanımlarken “bilimlerin en yenisi, sanatların en eskisi” denilerek diğer bilim dallarından ayırıcı olan özelliği vurgulanmaktadır.
Örgütsel öğrenmeyi olanaklı hale getirecek yapısal tasarımların nasıl olması gerektiği ilk olarak aşağıda verilen yönetim yaklaşımlarından hangisi ile ele alınmıştır?
1950’li ve 1960’lı yıllarda yönetim ve organizasyon alanını etkisi altına alan durumsallık çalışmalarının, örgütsel öğrenmeyi olanaklı hale getirecek yapısal tasarımın ne olması gerektiği konusunu kısmen açıklığa kavuşturduğu ifade edilebilir. Doğru yanıt D'dir.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri dışsal çıktılar arasında gösterilebilir?
Daha geniş bağlamda ele alınan yenilik yönteminde, stratejik faktörden kastedilen yeniliğin piyasaya sürüldüğünde işletmeye nasıl bir rekabetçi avantaj sağlayacağı yönündeki adımların bütünüdür. Bu adımlar, işletmenin kendi bünyesinde oluşan, kısa, orta ve uzun dönemi kapsayan stratejilerdir. Bu stratejiler örgütlerde dışsal çıktıların sağlanmasında önemli paya sahiptir. Dışsal çıktıların neler olduğunu söylemek gerekirse bunları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: rekabet, kâr, büyüme, çeşitlenme, girdi maliyetleri.
1990'lı yıllar öncesi işletmelerde verimliliğe ve etkililiğe ilişkin temel varsayımlar şunlardır;
Büyük işletmeler gibi küçük işletmeler de etkili ve verimli olabilir.
İşletmelerin küçülmesi de işletmelerin performans düzeylerinin gelişiminde doğal ve karşı konulamaz bir durumdur.
İşletmeler sıkı maliyet kontrolleri ve tam kapasite kullanımı ile de değişen koşullara uyum sağlayabilir ve esnek olabilir.
Büyük işletmeler gibi küçük işletmeler de etkili ve verimli olabilir.
Çatışma ve uyumsuzluk da örgütsel hayatın doğal parçalarıdır.
Doğru cevap C seçeneğidir.
İşletmeler orta ve uzun vadeli faaliyetlerine yön vermek amacıyla da kıyaslama yapabilir. Bu tür kıyaslamada odaklanılan konu, işletmenin stratejisi olmaktadır. Stratejik kıyaslama sürecinde, işletmelerin güçlü ve zayıf yönlerinin tespiti aşamasında kıyaslama yapılan işletmelere referanslar verilmektedir. Bu nedenle stratejik kıyaslamayı stratejikplanlama sürecinin önemli bir girdisi olarak düşünülebiliriz.
Yukarıdakilerden hangileri yenilik sürecinin ilk evresi olan başlangıç evresinin aşamalarıdır?
Evrelere ayrılmasıyla ilgili konuya öncülük eden kimi yazarlar (örn. Duncan, 1976; Rogers, 1995) yeniliğin evrelerini başlangıç ve uygulama aşaması olarak ikiye ayırmaktadırlar. Yenilik olarak ifade edilen olgunun işletme içerisinde ortaya çıkışı, yeniliğe gereksinim duyma ve yenilik hakkındaki gerekli bilgilerin iç ve dış kaynaklardan toplanması gibi etkenler yeniliğin başlangıç evresini oluşturmaktadır. Yeniliği özelliklerine göre tanımlanma, hem işletme içine hem de işletme dışına (örn. yasal, finansal) uyumlandırma ve yeniliği amaçlarına uygun şekilde tasarlama etkenleri de ikinci aşamadır. Ortaya çıkan yeniliğin ilk aşamasının gerçekleşmesi için ister işletme içi ister işletme dışı olsun “diğer işletmelerden farklı olarak ne yapılır” sorusunun cevaplanması için önemli olan bir süreçtir. Dolayısıyla gerçekleşen sürecin içerisinde daha alt süreçlerin varlığından da bahsetmek söz konusu olacaktır.