Aşağıdakilerden hangisi hakkın mutlak kaybına bir örnek olarak gösterilebilir?
Bir hak sahibi, sahip olduğu bir hakkı bir başka kişiye devretmekle sahip olduğu hakkı kaybetmiş olur. Bu hakkın nisbî kaybını teşkil eder. Hakl rın devren kazanılmasına yol açan bir hukuki işlem (örneğin; satış sözleşmesinde satış ile; bağışlama sözleşmesinde bağışlama ile) veya hukuki olay (örneğin; bir kişinin ölümü ile mirasın mirasçılarına geçmesi), eski sahibi bakımından hakkın kaybedilmesi sonucunu doğururlar. Bir hakkın kaybı sonucunda hak tamamen ortadan kalkıyorsa hakkın mutlak kaybı söz konusu olur. Hakkın mutlak kaybı da bir hukuki olay, hukuki fiil ya da hukuki işlem sonucu gerçekleşebilir. Bir hukuki olay olan ölümün gerçekleşmesiyle hak sahibinin kişilik hakları, bu tür haklar mirasçılarına intikal edemeyeceğinden tamamen ortadan kalkar. Aynı şekilde hak sahibinin ölümüyle (varsa) sahip olduğu velâyet hakkı da son bulur. Hak konusu şeyin telef olması da o şey üzerindeki hakkı sona erdirir (örneğin; bir kişinin kedisinin ölmesi; arabasının yanarak kullanılamayacak hale gelmesi; teknesinin açık denizde batması).
I.Hukuki işlem
II.Hukuki işlem benzeri fiiller
III.Maddi fiiller
IV.Manevi fiiller
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri irade veya iş ve emek açıklamaları arasında yer alır?
Hukuka uygun fiiller, irade veya iş ve emek açıklamaları, bilgi veya haber verme (tasavvur) açıklamaları ve duygu açıklamaları olmak üzere üç gruptur. İrade veya iş ve emek açıklamaları, hukuki işlem, hukuki işlem benzeri fiiller ve maddi fiiller olmak üzere üçe ayrılır.
Mahkemelerin bağımsızlığı aşağıda belirtilenler arasında hangisinin doğal bir sonucudur?
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan mahkemelerin bağımsızlığı, mevcut siyasi düzen ve iktidar karşısında hukukun üstünlüğünü sağlamanın da en önemli enstrümanını oluşturmaktadır. Bu itibarla mahkemelerin genel olarak bağımsız olması, sadece adil yargılanma hakkı bakımından değil; genel olarak iktidarın sınırlandırılması ve toplumun hukuk düzenine güvenini sağlamak bakımından da büyük önem arzeder.
Mahkemelerin bağımsızlığının sağlanabilmesi bakımından öngörülen en önemli teminatlardan bi- risi de kanuni hâkim ilkesidir. Anayasa’nın 37. maddesinde güvence altına alınan kanuni hâkim ilkesi, somut bir uyuşmazlığa ilişkin yargılama yapacak mahkemenin kuruluşunun, yetkilerinin ve yargılama usulünün kanunla ve daha bu uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce belirlenmiş olması gerekliliğini ifade eder. Bu şekilde sanıkların salt kendileri için kurulmuş, ad hoc nitelikteki (özel) mahkemelerde yargılanmalarının önüne geçilmeye çalışılmıştır. Nitekim olaya ve kişiye özel kurulmuş olmaları dolayısıyla bu tür mahkemelerin bağımsızlığına ve dolaylı olarak tarafsızlığına güven duyulamayacaktır.
Aşağıda verilen kazanılmış haklardan hangisi kazanılma yolu bakımından diğerlerinden farklıdır?
Kişinin o âna kadar kimsenin malı olmayan bir şey üzerinde kendi fiili ile kendi lehine bir hak kurmasına, hiçbir aracı olmadan şey üzerinde ilk defa hak kurmasına, kazanmasına (iktisap etmesine) “hakkın aslen kazanılması (asli / asıl yoldan iktisabı)” denir. Hakların aslen kazanılması, maddi mallar (eşya) üzerinde olabileceği gibi, maddi olmayan mallar veya kişiler üzerindeki haklara ilişkin de olabilir. Bir yazarın yayımlanmış kitabı üzerindeki telif hakkı, yeni bir buluşa ilişkin patent hakkı yahut anne ve babanın yeni doğmuş çocukları üzerindeki velayet hakkı da bir başkasından devralınmamakta, aslen kazanılmaktadır. Bir kişinin bir hakkı o zamana kadar sahibi olan kişiden elde etmesi ise hakkın devir yoluyla / devren kazanılmasıdır. Hakların devren kazanılması, genellikle bir hukuki işlemle bir başka kişiye geçirilmesi veya miras yoluyla olur.
“kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” (m.17), “kişi hürriyeti ve güvenliği” (m.19), “özel hayatın gizliliği” (m.20), “konut dokunulmazlığı” (m.21), “haberleşme hürriyeti” (m.22), “yerleşme ve seyahat hürriyeti” (m.23), “din ve vicdan hürriyeti” (m.24) gibi haklara verilen ad nedir?
Kişisel kamu hakları Anayasa’nın ikinci kısmının ikinci bölümünde, “Kişinin Hakları ve Ödevleri” başlığını taşıyan 17-40. maddeleri arasında düzenlenmiştir
Ayrımcılık yapılmaksızın herkesten vergi alınmasını ifade eden vergi hukuku ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Vergi hukukun temel ilkelerini; genellik, adalet ve kanunilik oluşturmaktadır. Genellik ilkesi, kural olarak, ayrımcılık yapılmaksızın herkesten vergi alınmasını ifade eder.
Bir vatandaşının devlete ödeyeceği gelir vergisinin miktarı ile ilgili bağlı bulunduğu vergi dairesine itirazı olmuştur. Konu aşağıdaki disiplinlerden hangisinin alanına girer?
Vergi hukuku mali hukuk içerisindeki alt dallardandır. Vergi, kamu giderlerini karşılamak üzere devletin, tek taraflı olarak ve vergilendirme yetkisine dayanarak kişilerin gelir ve mallarından aldığı ekonomik değerleri ifade eder. Vergi hukuku ise devlet ile kişiler arasında vergi ilişkisinden doğan hak ve ödevleri, verginin tarh ve tahakkukunu, tahsilini ve vergi yargısını düzenleyen kurallardan oluşur. Vergi hukuku, genel vergi hukuku ve özel vergi hukuku olmak üzere iki alt dala ayrılır. Vergi usul hukuku, vergi icra hukuku, vergi yargılama hukuku, vergi ceza hukuku ve uluslararası vergi hukuku genel vergi hukuku altında ele alınırken özel vergi hukukunda Türk vergi sistemi incelenmektedir.
Aşağıdaki dava eşleşmelerinden hangisi doğrudur?
İstihkak davası bir eda davası türüdür. İfa davası, tazminat davası da eda davası türlerindendir. Boşanma davası ile vasiyetnamenin iptali davası ise yenilik doğuran davalardandır.
Senette var olan bir hakkın, devir veya rehin edilmesi gibi hukuki sonuçlar doğuran bir irade beyanına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Ciro, senette var olan bir hakkın, devir veya rehin edilmesi gibi hukuki sonuçlar doğuran bir irade beyanıdır. Senet üzerine ya da senede eklenen bir kağıt (alonj) üzerine ciro yapılabilir. Doğru cevap A'dır.
Sahibine en geniş yetki veren ayni hak aşağıdakilerden hangisidir?
Kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkilerini barındırdığı için sahibine en geniş yetkileri veren ayni hak mülkiyettir. Cevap E dir.
Mirastan yoksunluk nedeniyle mirasçı olamayacak kişiyi mirasbırakanın affetmesi aşağıdakilerden hangisidir?
Maddi fiiller, bir irade açıklamasına yönelik olmayan fiillerdir. Bu tür fiillerde bir açıklama bulunmamaktadır. Kişinin dış alemde bir değişiklik meydana getirmiş olan iradesinin bir hukuki sonuca yönelmiş olması da gerekli değildir. Burada kanundan dolayı hukuki sonuç ortaya çıkmaktadır [örneğin, TMK m.772/3 hükmü gereğince (maddi bir fiil olarak) define bulmuş bir kişi kanundan dolayı değerinin yarısını aşmamak üzere uygun bir ödül isteyebilecektir].
Bilgi veya haber verme (tasavvur) açıklamaları ile meydana gelmiş bir olay ilgili kişi ya da kişilere bildirilir. Bu tür bildirimlerden de hukuki sonuçlar ortaya çıkabilmektedir (örneğin, bir kişinin bir başka kişiyi vekil tayin etmesi). Duygu açıklamalarına kanun koyucu istisnaen bir hukuki sonuç bağlayabilmektedir (örneğin TMK m.578’deki mirastan yoksunluk nedenlerinden birinin varlığı nedeniyle mirasçı olamayacak bir kişiyi, miras bırakan affederse o kişi mirastan mahrum edilemez).
Devletin kamu hizmetlerini görürken ihtiyaç duyduğu parayı elde etmesi, kullanması, harcaması gibi konulara ilişkin kurallar toplamı hangi hukuk adını oluşturmaktadır?
Devletin kamu hizmetlerini görürken ihtiyaç duyduğu parayı elde etmesi, kullanması, harcaması gibi konulara ilişkin kurallar toplamı mali hukuku oluşturmaktadır. Bir başka ifadeyle mali hukuk, devletin mali uğraşlarını, kamusal gelir elde etme ve harcama işlerini inceleme konusu yapmaktadır. Kamu gelirleri, kamu giderleri ve bütçe mali hukukun temel çalışma alanlarıdır.
Aşağıdakilerden hangisi Genel Kamu Hukukunun ele aldığı konulardan biri değildir?
Devletin tanımı, öğeleri, tarihsel gelişimi, devlet yapıları, insan hakları, özgürlük ve eşitlik paradoksu, Genel Kamu Hukukunun temel inceleme konularını oluşturur. Doğru cevap A’dır.
I. Antlaşmanın uluslararası hukukunun kendilerine bu alanda yetki tanıdığı kişiler arasında yapılması
II. Uluslararası hukuk kişileri arasında bir irade uyuşmasının bulunması
III. İrade uyuşmasının uluslararası hukuk kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri uluslararası kamu hukuku çerçevesinde bir antlaşmanın unsurlarıdır?
Antlaşmanın oluşabilmesi bakımından gerekli ilk unsur; söz konusu antlaşmanın, uluslararası hukukun kendilerine bu alanda yetki tanıdığı kişiler arasında yapılmasıdır. Yetki tanınan kişilerin başında ise egemen devletler gelmektedir. Yine ilke olarak uluslararası örgütler de antlaşma akdetme yetkisine sahiptirler. Ancak bu iki uluslararası hukuk kişisi dışındaki birimlerin antlaşma yetkisinin bulunup bulunmadığı konusu tartışmalıdır. İkinci unsur, uluslararası hukuk kişileri arasında bir irade uyuşmasının bulunmasıdır. Son unsur ise, irade uyuşmasının uluslararası hukuk kurallarına uygun olarak ve uluslararası hukuk çerçevesinde hukuksal sonuçlar doğurmak üzere gerçekleştirilmiş olmasıdır.
Sahibine tam ve sınırsız yetki veren aynî hak hangisidir?
Mülkiyet Hakkı: Sahibine tam ve sınırsız yetki veren aynî hak mülkiyet hakkıdır. Diğer bir ifade ile sahibine en geniş yetki veren aynî hak olarak mülkiyet hakkı ortaya çıkmaktadır.
__________, bir irade açıklamasına yönelik olmayan fiillerdir. Bu fiil söz konusu olduğunda, kanundan dolayı hukuki sonuç ortaya çıkmaktadır.
Yukarıdaki boşluğu doldurunuz.
Maddi fiiller, bir irade açıklamasına yönelik olmayan fiillerdir. Maddi fiil söz konusu olduğunda, kanundan dolayı hukuki sonuç ortaya çıkmaktadır.
Elbirliği mülkiyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti ise elbirliği mülkiyetidir (iştirak hâlinde mülkiyettir). Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır. Elbirliği mülkiyeti, malın devri, topluluğun dağılması veya paylı mülkiyete geçilmesiyle sona erer. Paylaştırma, aksine bir hüküm bulunmadıkça, paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır. Cevabımız D seçeneğidir.
Türk Borçlar Kanunu esasen neye dayanmaktadır?
Türk Borçlar Kanunu esasen, bireysel sözleşme modeline dayanmaktadır.
Ceza Muhakemesi Hukuku kapsamında yer alan muhakeme sürecinin kovuşturma evresiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Soruşturma evresi C. Savcının ön planda olduğu muhakeme süreci iken kovuşturma evresi ceza mahkemesi tarafından yürütülmektedir. Doğru cevap E'dir.