I. İkale sözleşmesi
II. Fesih
III. İbra
IV. Kusursuz ifa imkansızlığı
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri, münferit borcu değil, geniş anlamda sözleşmesel borç ilişkisini sona erdiren etkiye sahiptir?
İkale sözleşmesi ve fesih, geniş anlamda borç ilişkisini sona erdirirken; ibra ile kusursuz ifa imkansızlığı, münferit borcu sona erdiren sebepler olarak kabul edilmektedir. Doğru cevap B'dir.
Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre kaç yıldır?
Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman on (10) yıldır.
"Aynı ve benzer tehlikelere maruz bulunan kişiler topluluğunda rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkacak ihtiyacın belirli bir para karşılığında giderilmesine yönelik olarak bağımsız bir talep hakkına sahip olunması" şeklinde içeriğe sahip olan kavram, aşağıdakilerden hangisidir?
Üçüncü kişi yararına sözleşme ile yakından ilgili bir diğer kavram, sigorta olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda sigorta, aynı ve benzer tehlikelere maruz bulunan kişiler topluluğunda rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkacak ihtiyacın belirli bir para karşılığında giderilmesine yönelik olarak bağımsız bir talep hakkına sahip olunmasıdır. Doğru cevap D'dir.
Haklı savunma (meşru müdafaa) ile ilgili hangi ifade doğrudur?
Haklı savunma için saldırı ile savunma arasında uygun bir denge olmalıdır.
Bir hakka doğrudan doğruya etki eden onu kuran, değiştiren veya sona erdiren hukuki işlemlerin genel adı aşağıdakilerden hangisidir?
Tasarruf işlemi: Bir hakka doğrudan doğruya etki eden onu kuran, değiştiren veya sona erdiren hukuki işlemlerin genel adıdır.
Türk Borçlar Kanunu hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?
Türk Borçlar Kanunu 11.1.2011 tarihinde kabul edilerek 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yasada farklı bir zamanaşımı süresi öngören hüküm bulunmadıkça her alacak kaç yıllık zamanaşımı süresine tabidir?
Yasada farklı bir zamanaşımı süresi öngören hüküm bulunmadıkça her alacakon (10) yıllık zamanaşımı süresine tabidir (TBK 146).
Aşağıdakilerden hangisi alacaklının ifadan beklemeye haklı olduğu menfaatlerinin kaybını ifade etmektedir?
Alacaklının ifadan beklemeye haklı olduğu menfaatlerinin kaybını ifade etmektedir. Öz olarak olumlu zarar, yukarıdan beri anıldığı her durumda, bu anlama sahiptir. Böylelikle alacaklının ifadan beklediği menfaatin ihlal edilmesi yüzünden uğradığı zararları olarak, borçlu borca aykırı davranmış, burada borçlunun temerrüdüne düşmüş olmasaydı uğramayacağını iddia ve ispat ettiği zararlardır (TBK 125/II).
Borca katılan açısından bakıldığında o, borca katılmakla, yanında yer aldığı borçluyla müteselsilen borçlu konumuna girmektedir (TBK 201/II).
Manevi tazminat ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir tüzel kişiliğe yönelik hukuka aykırı saldırıda, organlarını oluşturan gerçek kişilerin duyduğu acı, elem ve ızdırap, tüzel kişinin manevi zararı sayılır ve TBK 58 uyarınca tüzel kişinin manevi tazminat talep edebilmesini sağlar.
Su baskınlarının sıkça yaşanabileceği bir bölgede inşaat projesi bitirildikten sonra, yapılan binaların su baskını sonucu zarar gördüğü görülmüştür. Buna göre bu projeyi üstlenen borçlu için durumun hangi mucbir sebebe dayanmadığı söylenebilir?
Mücbir sebep olarak ileri sürülen olayın sonuçlarının -kendisinin değil- önceden görülememiş olması gerekir. Yeter ki bu durum, aynı türden olayların sürekli görüldüğü bir yer ve zamanda gerçekleşmesin! Öyle ki deprem bölgesinde inşaat işi üstlenen borçlu, o bölgede tahmin edilen depreme dayanıklı olarak inşa etmek- 148 Borçlar Hukuku le yükümlü olduğu yapı, öngörülen şiddette bir depremde yıkılmışsa mücbir sebebe dayanamayacaktır. Buna karşılık, tahmin edilen depreme dayanıklı olarak inşası devam eden yapı meydana gelen deprem öngörülenden daha yüksek şiddette olduğundan yıkılmışsa borçlu, mücbir sebep savunmasında bulunabilecektir.
I) Borçludan borcun üçüncü kişi yerine kendisine ifa edilmesini isteyebilir.
II) Üçüncü kişiyi değiştirebilir.
III) Borcun miktarını değiştirebilir.
IV) Borçluyu ibra edebilir,
V) Borcun nitelik ve kapsamını değiştirebilir.
Üçüncü kişi tarafından ifa istemi borçluya bildirilinceye değin alacaklı alacak üzerindeki tasarruf hakkını yitirmez. Bu durumda alacaklı yukarıdakilerden hangilerini yapabilir?
Üçüncü kişi tarafından ifa istemi borçluya bildirilinceye değin alacaklı alacak üzerindeki tasarruf hakkını yitirmez. Dolayısıyla, alacaklı borçludan borcun üçüncü kişi yerine kendisine ifa edilmesini isteyebilir, üçüncü kişiyi değiştirebilir, borçluyu ibra edebilir, borcun nitelik ve kapsamını değiştirebilir. Ne zaman üçüncü kişi tarafından borçludan borcun ifası istenirse o andan itibaren alacaklının kendisine ifayı isteme, borçluyu ibra etme, üçüncü kişiyi, borcun nitelik ve kapsamını değiştirme hakkı ortadan kalkar.
Sebepsiz zenginleşen zenginlemesini aynen, bu mümkün değilse, elinde kalanı; varsa kaim değeri veya bundan elinde kalanı geri vermekle yükümlülüğü aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?
Sebepsiz zenginleşen zenginlemesini aynen, bu mümkün değilse, elinde kalanı; varsa kaim değeri veya bundan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür. Bunu “olduğu gibi iade” deyişiyle ifade etmek mümkündür.
Sözleşmenin geçerli olarak kurulduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından dolayı ortaya çıkan zarar türüne ne ad verilir?
Menfi (olumsuz) zarar, sözleşmenin geçerli olarak kurulduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından dolayı ortaya çıkan zarar türüdür.