Haksız fiil sorumluluğundan farklı olarak, burada ahlaka aykırı davranan kimsenin başkasına verdiği zarardan sorumlu tutulabilmesi için kusurun nasıl olması gerekir?
Haksız fiil sorumluluğundan farklı olarak, burada ahlaka aykırı davranan kimsenin başkasına verdiği zarardan sorumlu tutulabilmesi için kusurun kast düzeyinde olması gerekir.
Alacaklının, kendisine önerilen olumlu bir edimin gereği gibi ifasını haklı bir sebep bulunmaksızın reddetmesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?
Alacaklının, kendisine önerilen olumlu bir edimin gereği gibi ifasını haklı bir sebep bulunmaksızın reddetmesi durumuna alacaklının temerrüdü denilmektedir (TBK 106/I).
Kusursuz ifa imkansızlığına ilişkin aşağıda yer alan önermelerden hangisi yanlıştır?
İmkânsızlaşma sonradan fakat borcun ifa zamanı gelmeden önce ortaya çıkmış olmalıdır. Bu bakımdan, bu imkânsızlığı sonraki imkânsızlık olarak adlandırabilmekteyiz. Dikkat edilmelidir ki burada borç, kural olarak doğumundan sonra imkânsızlaşmaktadır ve anımsanmalıdır ki başlangıçta (konuda) imkânsızlık, TBK 27 uyarınca kesin hükümsüzlüğe yol açmaktadır. Bütün bunlar demek oluyor ki ifa imkânsızlığı, geçerlilik kazanmış borçlar için söz konusu olur.
Taraflardan herhangi birine yüklenemeyen bir sebeple satım konusu şeyin değerinin azalması veya ortadan kalkmasına ne denir?
Hasar: Taraflardan herhangi birine yüklenemeyen bir sebeple satım konusu şeyin değerinin azalması veya ortadan kalkması.
A, B’ye sattığı TV’nin arızalanması hâlinde C tarafından onarılacağını, aksi hâlde onarımı bizzat yapmayı ya da zararı tazmin etmeyi taahhüt etmesi halinde, gündeme gelen kavram/kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Üçüncü kişinin fiilini üstlenmede, üstlenen alacaklıya karşı mevcut ya da ileride kurulabilecek olan diğer bir borç ilişkisindeki borçlunun aynı alacaklıya karşı borçlandığı bir fiili ya da bir edimi yerine getirmediği takdirde, alacaklının olası zararını bizzat karşılamayı taahhüt eder (TBK 128). Örneğin, A, B’ye sattığı TV’nin arızalanması hâlinde C tarafından onarılacağını, aksi hâlde onarımı bizzat yapmayı ya da zararı tazmin etmeyi üstlenmiş olabilir. Doğru cevap B'dir.
Eğer taraflar sırf mevcut borcu tamamen ortadan kaldırmak amaç ve iradesiyle hareket etmekteyse aşağıdakilerden hangisi söz konusudur?
Borcun konusu para iken mala ya da mal iken paraya dönüştürülmüş ise ifa yerine edim mi yenileme mi bulunduğunu belirlemenin iradelerin yorumlanması sorunu olduğu kabul edilebilir. Hal böyle olunca, eğer taraflar sırf mevcut borcu tamamen ortadan kaldırmak amaç ve iradesiyle hareket etmekteyse ifa yerine edimin, buna karşılık onlar yeni bir borç oluşturmak amacıyla borcu sona erdirmek iradesiyle hareket etmekteyse yenilemenin söz konusu olduğu düşünülmelidir.
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunun şartlarının başında gelen bir insanın yapma (olumlu davranış) veya yapmama (olumsuz davranış) şeklinde gerçekleşen iradi davranış olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Fiil, bir insanın yapma (olumlu davranış) veya yapmama (olumsuz davranış) şeklinde gerçekleşen iradi davranışıdır.
Bir kimsenin saikte yanılmaya düşürülmesini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Aldatma, bir kimsenin yanıltılarak sözleşme yapmasının sağlanmasıdır. Diğer ifadeyle, aldatma bir kimsenin iradesinin aldatma sonucu oluşturulmasını, yani saikte yanılmaya düşürülmesini ifade eder.
"Birbirine karşılıklı ve aynı cinsten muaccel borçları bulunan iki kişiden birinin diğerine tek taraflı irade açıklamasıyla borçların az olan tutarında sona erdirilmesi", aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Birbirine karşılıklı ve aynı cinsten muaccel borçları bulunan iki kişiden birinin diğerine tek taraflı irade açıklamasıyla borçların az olan tutarında sona erdirilmesine takas (ödeşme) denir (TBK 139). Doğru cevap E'dir.
Aşağıdakilerden hangisi üçüncü kişi yararına sözleşmede, üçüncü kişinin borçluya ifa istemini bildirmesinin sonuçlarındandır?
Üçüncü kişinin borçluya ifa istemini bildirmesiyle artık üçüncü kişi alacak hakkını kazanır ise de sözleşmedeki taraf sıfatını da kazanmış olmaz. Taraf sıfatı hâlâ borçlu ve üçüncü kişi yararına borçluya taahhütte bulunandadır. Böylelikle, sözleşmenin alacak hakkı dışında kalan kapsamına giren hak, yetki veya yükümler bakımından sözleşmenin tarafları değişmez.
Sözleşme kurulurken bir tarafça diğerine sözleşmeden serbestçe cayabilme yetkisini göstermek için bir miktar para verilmesi halinde aşağıdaki hangi durum gerçekleşmiş olur?
Sözleşme kurulurken bir tarafça diğerine verilmiş olan bir miktar para, sözleşmeden serbestçe cayabilme yetkisini göstermek için verilmişse buna cayma parası (cayma akçesi, zamanı rücu, pişmanlık akçesi) denmektedir