Bir borç ilişkisinde alacaklıyı ifa yoluyla tatmin eden üçüncü kişinin alacaklının yerine geçmesi, böylece üçüncü kişinin ifası ile borcun sona ermeyeceği, sadece alacaklının değişeceğine ilişkin kavrama ne ad verilir?
Bir borç ilişkisinde alacaklıyı ifa yoluyla tatmin eden üçüncü kişinin alacaklının yerine geçmesi, böylece üçüncü kişinin ifası ile borcun sona ermeyeceği, sadece alacaklının değişmesine halefiyet denir.
Aşağıdakilerden hangisi yasa gereği takası yasaklanmış alacaklardan biri değildir?
1) Tevdi edilmiş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar, 2) Haksız olarak alınmış veya aldatma sonucunda alıkonulmuş eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklar, 3)Nafaka ve işçi ücreti gibi, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup özel niteliği gereği, doğrudan alacaklıya verilmesi gereken alacaklar.
İfa yardımcısı kime denmektedir?
Borçlunun yönetimi ve gözetimi altında hareket ederek borçlunun açık ya da örtülü rızasıyla borcun ifasına katılan kimseye ifa yardımcısı denmektedir. Borcun, borçlunun ifa yardımcısı tarafından ifası, üçüncü kişinin değil borçlunun ifası sayılmaktadır. Bunun için: Yardımcılık, borçlunun yönetimi ve gözetimi altında hareket etmekten kaynaklanmalıdır.
Hukuksal işlemin hüküm ve sonuçları gelecekte gerçekleşmesi kesin olan bir olaya bağlanmış ise "..........."den/dan söz edilir. Bu önermedeki boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Hukuksal işlemin hüküm ve sonuçları gelecekte gerçekleşmesi kesin olan bir olaya bağlanmış ise vadeye bağlı işlemden söz edilir. Koşulda olduğu gibi vade de erteleyici ya da bozucu nitelikte olabilir. Doğru cevap B'dir.
Aşağıdakilerden hangisi alacaklının temerrüde düşmesi için gereken koşullardan biridir?
Alacaklının temerrüdünün iki koşulu vardır: 1) İfanın gereği gibi önerilmiş olması, 2) Haklı sebep olmaksızın ifa önerisinin reddi. İfanın gereği gibi önerilmiş olması, borçlunun doğru ifanın tüm gereklerine uygun bir ifada bulunmaya hazır olması ve bunu alacaklıya sunmasıdır
İfanın ispatlanması kimin sorumluluğundadır?
İfa ve ifanın usulünce (doğru) gerçekleştiği, ispatlanması gereken bir olgudur. Bunu ispat yükü de borçluya düşmektedir. Hâl böyle olunca borçlu, yargıç önünde görülen bir uyuşmazlıkta ifada bulunduğunu ispatlayamazsa yargıç borcun ifasına karar verecektir.
Zaman bakımından doğru ifa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İfa zamanı, borçlunun edim fiillerini ve/veya edim sonucunu gerçekleştirmekle yükümlü olduğu zaman dilimi ya da zaman noktasıdır. İşte, ifanın ifa sayılabilmesi için doğru zamanda gerçekleşmesi de şarttır. Doğru zamanda ifa, her borcun muaccel olduğu zamanda ifası demektir.
İlliyet bağını kesen sebeplerden biri mücbir (zorlayıcı) sebeptir. Aşağıdakilerden hangisi bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için gerekli unsurlardan biri değildir?
Bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için gerekli unsurlar; dışsallık, yoğunluk, kaçınılmazlık, öngörülmezlik ve nedensellik noktalarıdır. İçsellik, bu unsurlardan biri değildir.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangilerinde sözleşmede bir malın veya bir hakkın kullanılmasının devri amaçlanır.
Bazen sözleşmede bir malın veya bir hakkın kullanılmasının devri amaçlanır. Kira sözleşmesi, kullanım ödüncü (ariyet) sözleşmesi (TBK 379 vd.), tüketim ödüncü (karz) sözleşmesi (TBK 386 vd.) böyledir.
Ceza koşulu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
I. Ceza koşulu sözleşme kurulurken ya da sonradan kararlaştırılabilir.
II. Emredici hukuk kurallarına veya ahlâka aykırı bir borç için kararlaştırılmış olsa dahi ceza koşulunun ödenmesi istenebilir.
III. Ceza koşulu, varlık ve geçerliliği asıl alacağa bağımlı (feri) nitelikte bir haktır.
IV. Ceza koşulunun geçersizliği asıl borcun geçerliliğini etkilemez.
Sözleşme kurulurken ya da sonradankararlaştırılabilir. Her durumda, ceza koşulu, borca aykırılık meydana gelmedenönce kararlaştırılmış olmalıdır.Her ne zaman kararlaştırılmış olursa olsun, ceza koşulu, varlık ve geçerliliğiasıl alacağa bağımlı (feri) nitelikte bir haktır. Bu niteliğinin sonucu olarak cezakoşulu asıl borcun herhangi bir sebeple geçersiz olması veya sona ermesi hâlindeortadan kalkar. Öyleyse, emredici hukuk kurallarına veya ahlâka aykırı bir borç(kumar borcu, uyuşturucu alışverişi) için kararlaştırılmış olan ceza koşulununödenmesi istenemez (TBK 182/II, cüm. 1).Ceza koşulu, asıl alacakla birlikte muaccel olabilen, asıl alacakla birlikte -ayrıca ihtar, ihbar veya temerrüt şartı aranmaksızın- istenebilen bir alacaktır.Yalnız bağımlılık ilişkisi tersine işlemez. Yani, ceza koşulundaki bir aksama asılalacak üzerinde etkili olmaz. Bu anlamda olmak üzere TBK’nda ceza koşulunungeçersizliğinin ya da borçluya atfedilemeyen bir sebeple imkânsızlaşmış olmasının, asıl borcun geçerliliğini etkilemeyeceği düzenlenmiştir
Birden fazla borçlunun içlerinden en az biri için ticari nitelikteki bir iş dolayısıyla birlikte borçlanmaları durumunda kural olarak aşağıdaki borç ilişkilerinden hangisi doğar?
Yasal teselsül olarak da adlandırılan yasada açıkça müteselsil borç ilişkisi doğduğu öngörülen durumlar da bulunmaktadır. Örneğin birden fazla borçlunun içlerinden en az biri için ticari nitelikteki bir iş dolayısıyla birlikte borçlanmaları durumunda, yasal ya da sözleşmesel olarak aksi öngörülmemişse karine olarak ticari teselsül vardır.
Bir trampa (mal değişimi) sözleşmesinde, borcun ifası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
I-Aksi kararlaştırılmış olmadıkça ya da aksine bir âdet yoksa taraflar borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.
II-Sözleşme, işin niteliği, kanun ya da örf ve âdet gereği önce ifayla yükümlü olan belirlenebilir.
III- Önce ifa yükümlüsü, borcunu ifa etmeden ya da ifayı teklif etmeden önce karşı taraftan borcun ifasını talep edemez.
IV-Taraflar arasındaki anlaşmayla kimin borcunu önce ifa edeceği belirlenmiş olabilir.
Bir trampa (mal değişimi) sözleşmesinde, borcun ifası ile ilgili tüm şıklar doğrudur.