Örgütlerde çatışmanın örgütün performansına etkisi uzun süredir çalışılan birkonu olmuştur. Özellikle 1970 öncesi araştırmalarda ve günümüzde bazı yöneticilerce çatışma, daima kötü ve örgütün işleyişine ket vuran olumsuz bir durum olarak görülmüş ve görülmektedir. Bu geleneksel görüş işlevsel olmayan çatışma olarak adlandırılmıştır. Çatışmaya klasik yaklaşım, 1970’lerden itibaren yerini, başlarda çok radikal görülen bir başka görüşe (davranışçıların görüşüne) bırakmıştır. İdeal düzeyde çatışma olarak adlandırılan bu görüşe göre yoğunluğuna dayalı olarak çatışmanın olumlu veya olumsuz etkileri ortaya çıkmaktadır. 1990’lardan itibaren, çatışma literatüründe etkileşimcilerin bakış açısı hakim olmaya başlamıştır. İşlevsel (yapıcı) çatışma olarak da adlandırılan bu bakış açısı, ilk iki bakış açısından farklı olarak örgütlerde çatışmanın mutlaka olması, çatışma yönetiminin ise hem çözümlemeyi hem de teşviği içermesi gerektiğini ve çatışmayı yönetmenin tüm idarecilerin sorumluluğu olduğunu ileri sürmektedir.
"Mantıklı argümanlar ve somut kanıtlar kullanarak istenen şeyin geçerli bir şey olduğuna ve birtakım resmî (görevle ilgili) amaçların gerçekleşmesini sağlayacağı yönünde ikna etme" olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Akılcı ikna, mantıklı argümanlar ve somut kanıtlar kullanarak istenen şeyin geçerli bir şey olduğuna ve birtakım resmî (görevle ilgili) amaçların gerçekleşmesini sağlayacağı yönünde ikna etmeye denir.
Yukarıdaki kavramları verilen tanımlarla eşleştirildiğinde hangileri dışarıda kalır?
Verilen tanımlar "Güç", "Politika" ve "Etkileme" kavramlarına aittir. Kişisel güç, kişinin kendisini ne kadar güçlü gördüğü ve çevresi tarafından ne kadar güçlü görüldüğü ile ilgilidir. Yetki ise, Emir verme ve karşılığında verilen emre ilişkin itaat bekleme hakkını ifade etmektedir.
Özel hayatında yaşadığı olumsuz durumlara karşın iş yerindeki performansı etkilenmeyen ve duygularını, amaçları doğrultusunda yönlendiren bir bireyin bu tutumları duygusal zekanın hangi bileşenine vurgu yapmaktadır?
Çoğumuzun öyle zamanları olur ki yaptığımız işlerle ilgilenmek istemeyiz, engellendiğimizi hissederiz ve o işi yapmaktan vazgeçeriz. İşte böyle bir durum, yüksek duygusal zekâya sahip kimseler için geçerli değildir. Bu insanlar performanslarını sürdürmek için kendilerini motive ederler, kişisel amaçları doğrultusunda duygularını yönlendirirler ve işi bırakma yönündeki güçlere karşı direnç gösterirler. Bu durum duygusal zekanın motive etmek bileşeniyle ilgilidir. Doğru yanıt C'dir.
Gücün kaynakları açısından ele alındığında aşağıdakilerden hangisi bir tür kişisel güçtür?
E seçeneğindeki "özdeşlik gücü" dışındaki seçenekler kişisel güç değil; örgütsel pozisyondan kaynaklanan güçtür. Kişisel güçler ise özdeşlik gücü ve uzmanlık gücü olmak üzere iki gruba ayrılır. Bu nedenle doğru seçenek E'dir.
Belli rolleri üstlenmiş olan kişilerin başkalarından belli davranışları talep edebilmeleri üzerine örgütün üyeleri arasında oluşmuş bir anlaşma olan ve örgütsel pozisyondan kaynaklanan güç türü aşağıdakilerden hangisidir?
E seçeneğinde uzman gücü kişisel bir güç türüdür. A seçeneğindeki Meşru güç ise belli rolleri üstlenmiş olan kişilerin başkalarından belli davranışları talep edebilmeleri üzerine örgütün üyeleri arasında oluşmuş bir anlaşmadır. Örneğin, astından fazla mesaiye kalmasını isteyen amir, bu gücü, gerek astının gerekse diğer çalışanların da kabullenmiş olduğu yetkisinden almaktadır. Bir kişi örgütsel hiyerarşi için de yükseldikçe meşru gücü de artmaktadır.
Bu nedenle doğru cevap A'dır.
Görev başarımı kavramıyla ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi veya hangilerinin doğru olduğu söylenebilir?
I. Örgüt performansına doğrudan katkı yapar
II. Tek başına örgüt etkinliği için yeterlidir
III. Görev başarımını oluşturan davranışlar işe göre farklılık gösterir
Görev başarımı, örgüt kaynaklarının örgütün ürettiği ürünlere ve hizmetlere dönüştürülmesine doğrudan katkı sağlayan çalışan davranışlarını kapsar. Görev başarımını oluşturan davranışlar bir işten diğerine farklılık göstermektedir. Diğer bir deyişle görev başarımını oluşturan davranışlar göreve özgüdür. Görev başarımı örgüt performansına doğrudan katkı yapar ancak örgüt etkinliğiiçin tek başına yeterli değildir.
Yatay ve dikey olmak üzere iki ayrı türü olan çatışma hangisidir?
Yapısal veya kurumsal çatışma iki türlü olabilir: Yatay ve dikey. Örgütte aynı düzeyde bulunan birimler arası çatışmaya yatay çatışma denir. Satış ve üretim departmanları arasındaki çatışma bu tür bir çatışmaya verilebilecek en uygun örneklerdendir. Satış departmanı olabildiğince çok satış bağlantısı yapma peşindedir, ancak üretim hızı yapılan satış sözleşmelerinin gerisinde kaldığında satış biriminden üretim birimine baskı artabilir. Bu da aralarında gerilim ve çatışma doğurabilir. Dikey çatışma ise farklı kademelerdeki örgütsel birimlerin arasındaki çatışmayı anlatmaktadır ve bu tür bir çatışma amaçlar, denetim mekanizmaları ve kaynakların bulunabilirliği gibi konular üzerindeki anlaşmazlıkları içerir.
Bu nedenle doğru seçenek C'dir.
................... örgütteki tüm birimler için kararların tepe yöneticisi veya en üst düzey yönetim tarafından alınması, özetle yetkinin yukarıda toplanması demektir.
Yukarıdaki boşluğu doğru olarak dolduracak kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Merkeziyetçilik örgütteki tüm birimler için kararların tepe yöneticisi veya en üst düzey yönetim tarafından alınması, özetle yetkinin yukarıda toplanması demektir.
Aşağıdakilerden hangisi güç kaynakları arasında yer alan kişisel gücün bir türüdür?
Kişisel güç kaynakları uzman gücü ve özdeşlik gücüdür. Örgütsel pozisyondan kaynaklanan güç kaynakları ise, meşru güç, ödül gücü, zorlayıcı güç ve bilgi gücüdür.
Uyumlu, etkili, pratik, hayalci olmayan ve esnek olmayan kişilik özelliği taşıyan bir kişi için en uygun meslek aşağıdakilerden hangisidir?
Finans, Muhasebe, Yönetim: Uyumlu, etkili, pratik, hayalci olmayan, esnek olmayan kişi
İş yerinde bireylerin neşeli veye sinirli olmaları gibi duygusal tepkilerinin birbirlerinden etkilenmesi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle anılır?
Duygular kısa sürede çalışanları etkiler ve bulaşıcı bir hâle gelir. Duyguları etkileyen şey örgüt içinde birlikte olduğumuz, ilişki içinde bulunduğumuz insanların duyguları veya reaksiyonlarıdır. Buna duygusal bulaşıcılık (emotional contagion) adı verilir. Bir başka deyimle duygusal bulaşıcılık başkalarının duygularını yakalamaktır. Bu durum iş ortamlarında çok yaygındır. Doğru yanıt C'dir.