Zihinsel açıdan hazır oluş durumu olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Tutum, en geniş anlamda bir bireyin belirli bir objeye veya bir kimseye karşı zihinsel açıdan hazır oluş durumu veya belirli bir biçimdeki vaziyet alışıdır. Bir başka deyimle, bireylerin belirli objelere karşı yaşadığı deneyimler sonucu düzenli tavır alışları ve davranış biçimleridir.
Yukarıdaki kavramlar ve açıklamalarının doğru eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Engellenme; bir canlının fizyolojik ya da toplumsal bir gereksiniminin doyurulmasını önleyen bir durum ya da eylemle karşı karşıya kalmasıdır.
Açık bir şekilde açıklanamayan, ancak bireylerde gerilim yaratabilecek konulara endişe denir.
Çatışma; birbiriyle uyuşmayan iki veya daha fazla güdünün aynı anda bireyi etkilediği durumlarda ortaya çıkar.
Dolayısıyla doğru eşleştirme 1-C, 2-A ve 3-B olacaktır. Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.
Bir şirketteki çalışanların tümü hakkında tutulan kayıtların, özel bilgilerin ve aralarındaki elektronik haberleşmelerin, İnsan Kaynakları biriminin ellerinin altında olması onlara ne tür bir güç vermektedir?
Bilgi gücü, bir kişinin başkaları için değer taşıyan bilgilere görece kolay veya erken erişiminin olması ve bilgi üzerinde denetiminin bulunması sayesinde gelişen bir güçtür. İnsan Kaynakları ve Bilgi-İşlem birimlerinde çalışanlar da bu güç itibarıyla örnek olarak verilebilir çünkü örgütte çalışanların tümü hakkında tutulan kayıtlar, özel bilgiler ve aralarındaki elektronik haberleşmeler ellerinin altındadır. Doğru cevap B'dir.
................., dinlenmeye rağmen kesilmeyen yorgunluk durumudur.
Yukarıdaki boşluğu doğru olarak dolduracak kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Psikolojik yorgunluk; dinlenmeye rağmen kesilmeyen yorgunluk durumudur.
Aşağıdakilerden hangisi stresi önlemede uygulanabilecek bireysel yöntemlerden biridir?
E seçeneği dışında kalanlar stresi engellemede işe koşulabilecek örgütsel yöntemler arasındadır. E seçeneği ise bireysel bir yöntemdir.
Bu nedenle doğru seçenek E'dir.
İdeal düzeyde çatışmanın örgütsel düzeyde kararların kalitesini veya örgüt içi kenetlenmeyi arttırabileceğini savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Çatışmaya klasik yaklaşım, 1970’lerden itibaren yerini, başlarda çok radikal görülen bir görüşe (davranışçıların görüşüne) bırakmıştır. İdeal düzeyde çatışma olarak adlandırılan bu görüşe göre yoğunluğuna (düzeyine) dayalı olarak çatışmanın olumlu veya olumsuz etkileri ortaya çıkmaktadır. Daha açık bir ifadeyle, çatışmanın çok düşük veya çok yüksek düzeyde olması hâlinde olumsuz etkileri görülecek, ancak, vasat düzeyde çatışma ile kararların kalitesi, müşteri gereksinimlerine karşı duyarlılık, grup veya örgüt-dışı taraflarla çatışma hâlinde grup veya örgüt-içi kenetlenme artabilecektir. Buna karşın klasik yaklaşım, çatışamanın tamamen işlevselliğine vurgu yapmaktadır. İşlevsel (yapıcı) çatışma olarak da adlandırılan etkileşimci yaklaşım ise, ilk iki bakış açısından farklı olarak örgütlerde çatışmanın mutlaka olması, çatışma yönetiminin ise hem çözümlemeyi hem de teşviği içermesi gerektiğini ve çatışmayı yönetmenin tüm idarecilerin sorumluluğu olduğunu ileri sürmektedir.