I-Şeffaflık
II- Hesap verilebilirlik
III- Menfaat dengesi
Türk Ticaret Kanununda ana ve yavru ortaklıklar arasındaki ilişkiler ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangileri doğru olarak verilmiştir?
Türk Ticaret Kanunu ana (hâkim ortaklık) ve yavru ortaklıklar (bağlı ortaklık) arasındaki ilişkileri, şeffaflık, hesap verilebilirlik ve menfaat dengesi temelinde kurallara bağlamıştır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Aşağıdakilerden hangisi hâkim durumun tespitinde incelenen hususlardan biri değildir?
Bir teşebbüsün bir piyasada hâkim durumda olup olmadığı, bu düzenlemenin uygulanması bakımından önemlidir. Hâkim durumun tespitinde, incelenmekte olan teşebbüslerin pazar payları, bu pazara yeni teşebbüslerin girişinde engellerin bulunup bulunmadığı, söz konusu teşebbüslerin belirli bir mal ve hizmetin üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar geçen aşamalarda etkin olup olmadığı, ürünün bir başka ürünle ikame edilebilir olup olmadığı gibi hususlar incelenmektedir.
Birden çok kişinin katılımı ile yapılan ve ayrılmaz bütün oluşturan bir eserin sahipleri arasındaki ilişkiye .............. adi ortaklık hükümleri uygulanır.
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Birden çok kişinin katılımı ile yapılan ve ayrılmaz bütün oluşturan bir eserin sahipleri arasındaki ilişkiye adi ortaklık hükümleri uygulanır. Bu husus, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 10. maddesinde düzenlenmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi Ticaret hukukunca tanımlanan “esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen ve faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir biçimde yürütüldüğü işletmelerdir” biçimindeki ticari işletme tanımına göre yanlıştır?
Bağımsızlık unsuruna göre başka biri veya işletmeye bağlı olarak bir faaliyetin yürütülüyor olması halinde bu koşul yerine gelmemiş demektir. Buna göre şubeler bağımsız bir ticari işletme değildir. Zira şubeler aynı gerçek veya tüzel kişiye ait olup iç ilişkide merkeze bağlıdır. Bundan başka ticari temsilci, ticari vekil gibi çeşitli yönetim ve temsil yetkilerine sahip kişilerin faaliyetleri de ayrı bir ticari işletme değildir. Mümeyyiz küçük veya kısıtlı adına yürütülen ticari işletme de yasal temsilci için ayrı ve bağımsız bir ticari işletme faaliyeti değildir.
Aşağıdakilerden hangisi fesih için haklı sebep değildir?
Kanunda aşağıdaki haller haklı sebep olarak gösterilmektedir (TTK m.245): a) Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, b) Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, c) Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, d) Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi.
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi ticari işletmenin özelliklerinden biri değildir?
Ticari işletme bir takım unsurlardan meydana gelen bir organizasyon olmakla birlikte hukuki anlamda bir kişilik değildir. Bu nedenle işletme, iktisadi faaliyet olarak kendisine tahsis edilen malvarlığı unsurlarının sahibi veya maliki değildir.
Bölünme raporunda şu hususlar yer almalıdır: Bölünmenin amacı ve sonuçları Bölünme sözleşmesini veya bölünme planını, Bölünmenin işçiler üzerindeki etkileri ile içeriği; varsa sosyal planın içeriği.
Bu raporda şu hususlar yer alır: • Tür değiştirmenin amacı ve sonuçları • Yeni türe ilişkin kuruluş hükümlerinin yerine getirilmiş bulunduğu Yeni şirket sözleşmesi • Yeni türe ilişkin kuruluş hükümlerinin yerine getirilmiş bulunduğu • Tür değiştirmeden sonra ortakların sahip olacakları paylara dair değişim oranı, • Varsa ortaklar ile ilgili olarak tür değiştirmeden kaynaklanan ek ödeme ile diğer kişisel edim yükümlülükleri ve kişisel sorumluluklar • Ortaklar için yeni tür dolayısıyla doğan yükümlülükler
Ticari işletmenin sevk ve yönetiminin müşteri nezdinde oluşturduğu rağbet veya itibara ne ad verilir?
Goodwill (müşteri çevresi hakkı), ticari işletmenin sevk ve yönetiminin müşteri nezdinde oluşturduğurağbet veya itibardır. Bu unsur aynı zamanda müşteri çevresi üzerinde bir hak olarak da nitelendirilmektedir ve gayrı maddi unsurlar arasında sayılmaktadır. Bu unsur esasenyeni kanunda “işletme değerini” kavramının içerisinde yer almaktadır. Gerekçede bunun müşteri çevresini de kapsayan bir üst kavram olduğu vurgulanmıştır. Burada ek kazanç gücü, maddi olmayan duran varlıklar ve gelecekteki yatırımların değeri dikkate alınarak değerlendirme yapılmaktadır.
İşletmeler arasında uyumlu eylemin varlığının kabul edilebilmesi için aşağıdaki seçeneklerden hangi koşulun aranması gerekmektedir?
İşletmeler bağımsız davranıştan vazgeçip ortak işbirliği yönünde davranması beklenmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi kollektif şirket sözleşmesinin zorunlu unsurlarından birisi değildir?
Kollektif şirket sözleşmesine aşağıdaki kayıtların yazılması zorunludur (TTK m.213/1):• Ortakların ad ve soyadları, yerleşim yerleri ve vatandaşlıkları• Şirketin kollektif olduğu• Şirketin ticaret unvanı ve merkezi• Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir şekilde şirketin işletme konusu• Her ortağın sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği para miktarı, para niteliğinde olmayansermayesinin değeri ve bu değerin ne suretle biçilmiş olduğu; sermaye olarak kişisel emekkonulmuşsa bu emeğin niteliği, kapsamı ve değeri• Şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, bunların yalnız başına mı, yoksa birlikte mi imza koymaya yetkili oldukları
Bir üretim, ticaret veya hizmet işletmesine ait olup onun tarafından kullanılan marka ferdi markadır. Ferdi marka gerçek veya tüzel kişiye ait olabilir. Ferdi marka bir kişiye ait olabileceği gibi elbirliği veya paylı hak sahipliğine de konu olabilir. Selpak, Ülker, Kia ferdi markalardır.
Ticari işletmenin iktisadi ve mali durumu, borç ve alacak durumları ve her iş yılı sonunda elde edilen neticeler ticari defterler sayesinde tespit edilir.
Aşağıdakilerden hangisi işletme merkezinin özellikleridir?
Merkez ve şube aynı kişiye aittir. Aksi durumda bağımsızlık unsuru devreye girer ve iki ayrı işletmeden söz edilir.
Bir anonim şirket ile bir gerçek kişi tacir arasında yapılan sözleşmede anapara faizi %15 olarak kararlaştırılmış; buna karşın temerrüt faizi kararlaştırılmamıştır. Söz konusu sözleşmede temerrüt halinin oluşması halinde, talep edilebilecek temerrüt faiz oranı nedir?
Adi işlerde temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa temerrüt faizi kanunen en fazla sözleşmeyle belirlenen anapara faizi oranı kadar olabilmekteyken, ticari işlerde sözleşmeyle belirlenen anapara faiz oranının temerrüt faizi olarak da geçerliolabilmesi için akdi faizin TC Merkez Bankası’nın belirlediği avans faizinden daha fazla olması gerekir. Olayda kararlaştırılan anapara faiz oranı TC Merkez Bankası'nın belirlediği avans faiz oranından fazla olduğundan, temerrüt faiz oranı %15 olur. Doğru cevap E'dir.
Ticari defter tutmak ticari işletme, işletme alacaklıları ve üçüncü kişiler açısından önemlidir. Şöyle ki, ticari işletmenin iktisadi ve mali durumu, borç ve alacak durumları ve her iş yılı sonunda elde edilen neticeler ticari defterler sayesinde tespit edilir.
Aşağıdakilerden hangisi bir kollektif şirket için doğru bir ticaret unvanıdır?
Ticaret unvanı bütün ortakların veya ortaklardan en az birinin ad ve soyadıile kollektif şirket ibaresinden oluşur. Unvanda şirketin faaliyet konusunun bulunmasına gerekyoktur. Örneğin, Ali Uzun ve Veli Kısa tarafından kurulan bir kollektif şirketin ticaret unvanının “Ali Uzun Kollektif Şirketi” olarak belirlenmesi yeterlidir
Aşağıda verilenlerden hangisi ticari işletmeye bağlı bir şubenin varlığı için aranan temel şartlardan birisidir?
Şubeler kural olarak merkezden ayrı yerleşim birimlerinde bulunur. Esasen şubelerin açılma gerekçesi de budur. Ancak şubelerin yer ayrılığını çok katı anlamamak gerekir. Bazen merkez ile şubeler aynı binanın değişik katlarında dahi bulunabilmektedir. Bu durum şube sayılmasına engel değildir.
Şubenin muhasebe kayıtlarının şubeden veya merkezden tutulmasına mani yoktur. Aynı şekilde şubelere ayrı bir sermaye tahsis edilmesi de mecburi değildir.
Bunlara karşın; şubeler dış ilişkilerde bağımsız hareket ederler. Şubeler merkezle aynı tür işi yaparlar ve müşterilerle merkezden bağımsız bir şekilde işlemler gerçekleştirebilirler. Doğru cevap A'dır.
Alıcının talep ettiği malı almak zorunda bırakılmaması ama başka bir ürünü teşhir etmesi şartına bağlanması durumunda doğru cevabımız C seçeneği olacaktır.
Aşağıdaki durumlardan hangisinden kaynaklanan uyuşmazlık nispi ticari davaya vücut verir?
TTK md. 4’e göre ticari davalar iki gruba ayrılabilir. Bir grup, ticari uyuşmazlığın taraflarının sıfatına ve uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili olmasına bakılmaksızın mutlak olarak ticari sayılan davalardır (mutlak ticari davalar). Diğer grup ise, her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan ile belli konularda bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlerden doğan davalardır (nispi ticari davalar).
Nispi ticari davalar iki şekilde sınıflandırılabilir. İlk olarak, bir taraftan uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması diğer taraftan uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bir husustan kaynaklanması halinde, uyuşmazlığın çözümü ticari davayı gerektirir. İkinci olarak havale, vedia ve telif hakkına ilişkin davaların ticari dava sayılması için bir ticari işletmeyle ilgili olması yeterli kabul edilmiştir.