Aşağıdakilerden hangisi ölüm halinde uğranılan zararlardan biri olarak gösterilebilir?
B, C, D, E şıkları bedensel zararlardan doğan zararlara kapsamaktadır.
Adi ortaklıkta ve birden çok mirasçı arasındaki alacak ilişkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Birlikte alacaklılar alacağı ancak birlikte isteyebiliyorlar ve borçlu da borcundan ancak alacaklıların tümüne ifada bulunarak kurtulabiliyorsa el birliğiyle alacak vardır. Alacaklılar diğerlerinden bağımsız olarak bir başına, alacakta tasarruf edemezler. El birliğiyle alacak ilişkisine, Borçlar Hukukunda adi ortaklıkta ve Miras Hukukunda birden çok mirasçı varsa mirasçılar arasındaki ilişkide sıklıkla rastlanmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Devredenin devralanla müteselsil sorumluluğu için öngörülen iki yıllık süre, muaccel borçlarda ne zaman başlamaktadır?
Devredenin devralanla müteselsil sorumluluğu için öngörülen iki yıllık süre, muaccel borçlarda bildirim ya da duyuru tarihinden itibaren, bildirim ya da duyuru tarihinden sonra muaccel olacak borçlarda ise bunların muacceliyet tarihinden itibaren başlamaktadır.
"Sözleşmenin yapıldığı andan itibaren kendiliğinden geçersiz olması" olarak tanımlanabilecek yaptırım türüne ne ad verilir?
Doktrinde kesin hükümsüzlük, sözleşmenin yapıldığı andan itibaren kendiliğinden geçersiz olması olarak tanımlanmaktadır.
Bir malvarlığının veya bir işletmenin devralınmasında verilen seçeneklerden hangileri dikkate alınır?
Bir malvarlığının veya işletmenin devri özelliklidir. TBK 202 bu özellikli hâli önemseyerek durumu düzenlemiştir. Düzenlemenin ağırlık noktası üç nokta üzerinde toplanmaktadır. Bunlar; 1) Bir malvarlığı veya işletmenin aktif ve pasifleriyle devredilmiş olması 2) Devralanın devri alacaklılara bildirmesi ya da ilanen duyuruda bulunmuş olması ve 3) Devir sonrası iki yıllık müteselsil sorumluluk. Bunlardan ilk ikisi TBK 202’nin hükmünün gündeme gelebilmesinin koşulları, üçüncüsü ise hükmüdür.
Aşağıdaki durumlardan hangisinde, fiili işleyen kişinin kusuru bulunmaması sebebiyle sorumlu olmadığından söz edilebilir?
Ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kimsenin işlediği fille zarar doğması halinde, fiili işleyen kişinin kusuru bulunmaması sebebiyle sorumlu olmadığından söz edilebilir.
Borcun konusuna ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçimlik borçlarda kural olarak seçim hakkı alacaklı da değil borçludadır.
Birden fazla davalının bulunduğu bir dava sonucunda yargılama giderlerinin ilgililere teselsüllü olarak yüklenmesine ilişkin bir karar verilerek yaratılan müteselsil borçluluk haline ne ad verilir?
Yargısal teselsül ise bir mahkeme kararı ile yaratılan teselsüllü borçluluk hâlidir. Gerçekten birden fazla davalının bulunduğu bir dava sonucunda yargılama giderlerinin ilgililere teselsüllü olarak yüklenmesine ilişkin bir karar verilerek de müteselsil borç yaratılabilmektedir.
Haksız fiil bir kimseye zarar verirken, aynı zamanda ona bazı maddi yararlar sağlamışsa, bunların tespit edilen zarar miktarından düşülmesi gerekecektir. Yararların zarar miktarından düşülmesine hukukumuzda ne ad verilir?
Haksız fiil bir kimseye zarar verirken, aynı zamanda ona bazı maddi yararlar sağlamışsa, bunların tespit edilen zarar miktarından düşülmesi gerekecektir. Buna denkleştirme (yararların indirilmesi) adı verilir.
Borcun borçlu dışındaki kişiler tarafından ifası ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
İfa yardımcısının borçluya bağımlı, ona tabi olarak çalışan biri olmasına gerek yoktur. Bağımsız yardımcılardan ifa için yararlanmak mümkündür.
Aralarında yaptıkları satım sözleşmesi uyarınca borçlu B ve C, sırasıyla 2/3 ve 1/3 oranında sorumlu olmak üzere, alacaklı A’ya 300.000 TL değerinde bir arabayı ifa borcu altına girmişlerdir.
Yukarıda verilen bilgilerle sınırlı olan bu satım sözleşmesinde aşağıdaki durumlardan hangisi söz konusudur?
Olayımızdaki satım sözleşmesinin konusu olan 300.000 TL değerindeki araba, niteliği gereği bir bütün olarak ifa edilmesi gereken bir borçtur. Borçlu B’nin arabanın 2/3’ünü, borçlu C’nin de arabanın 1/3’ünü ifa etme olanağı yoktur. Borç konusunun bu niteliği nedeniyle paylı borçluluk değil, bölünemez borç söz konusudur. Bölünemez borç, yasaya veya tarafların iradelerine göre ya da olayımızda da olduğu gibi niteliği gereği bölümlere ayrılarak ifası mümkün olmayan borcu ifade eder. Borç bu nitelikte ve borçlu sayısı birden çok ise borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur. Böylelikle borçlulardan her biri ancak tüm borcu ifa etmekle borçtan kurtulabilirler (TBK 85/II). Bu takdirde, durum aksini gerektirmedikçe ifada bulunan borçlu alacaklıya halef olur ve diğer borçlulara payları oranında rücu edebilir (TBK 85/III). Borçluların sorumlu oldukları oranlar bu rücu aşamasında işlerlik kazanacaktır. Yoksa alacaklının başvurduğu borçlular arasındaki herhangi biri, bu oranları ileri sürerek alacaklıya borcun tamamını ifa etmekten kaçınamaz. Zira borç bölünemez borç niteliğindedir.
Alacağın devri ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Kural olarak her türlü alacak -yasaklanmış olmadıkça- devredilebilir. Mevcut ya da müstakbel bir alacak olması arasında fark yoktur. Müstakbel alacak gelecekte doğacak alacaktır.
A,B'ye sattığı TV'nin arızalanması halinde C tarafından onarılacağını, aksi halde zararı tazmin etmeyi üstlenmişse bu aşağıdakilerden hangisine örnektir?
Üstlenen alacaklıya karşı mevcut ya da ileride kurulabilecekolan diğer bir borç ilişkisindeki borçlunun aynı alacaklıya karşı borçlandığı birfiili ya da bir edimi yerine getirmediği takdirde, alacaklının olası zararını bizzatkarşılamayı taahhüt eder (TBK 128). Örneğin, A, B’ye sattığı TV’nin arızalanmasıhâlinde C tarafından onarılacağını, aksi hâlde onarımı bizzat yapmayı ya da zararıtazmin etmeyi üstlenmiş olabilir.
Temerrüde düşmede hiçbir kusuru söz konusu olmayan mütemerrid borçlu için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Borçlu kusuru olmadığını ispatladığı müddetçe gecikme tazminatı ödemekle yükümlü değildir.
Takas ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Takas konu bakımından özdeş alacaklara ilişkin kullanılabilir. Yani takas için borçların özdeşliği gerekir.